Çalışma saatleri: 08:30 - 20:00

Telefon:

0216 611 06 11

İnstagram
Twitter
Facebook

Oyun

Makaleler

Oyun

Geri Dön

      Kuşlar uçar, balıklar yüzer, çocuklar oyun oynar. ( Garry L. Landreth)

     Oyun, çocukların yer,  kültür ve zaman farkı gözetmeksizin bedensel, psikolojik, sosyal ve zihinsel açıdan gelişimine yardımcı olan yegane faaliyetidir. Montaigne(1522-1592) oyunu, çocukların en gerçek uğraşıları olarak tanımlarken, Lazarus’a göre (1883) oyun kendiliğinden ortayan çıkan, hedefi olmayan mutluluk getiren bir faaliyettir. İsviçreli psikolog J. Piaget (1945) ise oyunu ‘uyum’ olarak tanımlamıştır.

       Peki çocuklar neden oyun oynar? Büyüklerin ayaklarına dolaşmamak için mi yoksa yapacak başka işleri mi yok ? Oyun çocuk için bir ihtiyaçtır. Çocuğun dili oyundur. Çocuklar oyun oynayarak, kendilerini ifade eder, yetenekleri gelişir, becerileri artar ve en önemlisi ruhsal yaşamlarında onarım sağlarlar. Yani oyun sayesinde çocuklar korkularını, kaygılarını, üzüntülerini kısacası duygularını ifade ederler. Ünlü Filozof J.J. Rousseau da ‘ önce çocuğun duyu organları eğitilmelidir. Bu da ancak oyun yoluyla olur’ diyerek oyuna verdiği önemi vurgulamıştır.

        Oyun çocuklarla yapılan ruhsal çalışmaların temeli olup, çocuğun oyunlarını gözlemleyerek, oyunların içeriğini anlamaya çalışmak oyun terapilerinin odak noktasını oluşturur. Çocuk travmatik bir yaşantıyı oyununda tekrar tekrar deneyimleyerek, kendisi için travmatik etkiyi azaltmaya çalışır. Bu da oyunun iyileştirici gücünü göstermektedir.  

            Oyun çocuğun gizemli dünyasıdır. Sizler çocuğunuzun sadece oyun oynadığını sansanız da o sadece oyun oynamaz. Çocuk oyunda kendine ait bir dünya oluşturur. Sizin göremediğiniz pek çok şeyi görür, hayal eder. Oyun odaklanmayı gerektirir. Çocuğunuz konsantre olmayı da bu sayede öğrenir. Pek çok anne baba çocuğu kendi kendine oynamayı öğrensin ister. Bu sayede büyüklerde kendi işlerini gönül rahatlığı ile yapabilirler. Bazen de ısrarla anne baba çocuğunun oyununa dahil olmak ister. Burada önemli olan onunla gerçekten oynamak isteyip istemediğinizdir. Çünkü çocuklar kendileri ile oyun oynar gibi yapıldığını anlarlar. Çocuğun oyun dünyasının içine dalmak, o dünyayı kavramak gerekmektedir. Yani çocuğun fantazi dünyasına dahil olup ordaki kahramanlarla tanışmak ve o dünyanın kurallarına uymak gerekir. Buna hazır mısınız?  Sizler her ne kadar çocuğunuzun yanında olsanız  ve oyun oynuyor zannetseniz de çocuğunuz sizi o dünyasına kabul etmez ise sadece fiziken orda olup, ona eşlik eden olursunuz. Size göre onunla bir saattir oyun oynuyorsunuzdur halbuki çocuğunuza göre hiç oynamamışsınızdır.

           Çocukların ilk sosyal çevreleri anne babalarıdır. Bu sebeple ilk model aldıkları kişiler de ebeveynlerdir. Bir çocuğun bebeklerini oynatırken anne babalarının günlük diyaloglarından kopyalanmış bir şekilde konuşturduğuna, arabasını sürerken ebeveynin araç kullanırken takındığı tavırları sergilediğine, bebeğine kendisine nasıl davranılırsa o şekilde davrandığına rastlamışssınızdır. Tüm bunlar aslında çocuğunuzun dış dünyayı nasıl algıladığı ve bizlere doğru tuttuğu aynadan kendimizle ilgili ipuçları verir. Bu da çocukların gelişmekte olan kişiliklerinin yansıması olarak ortaya çıkar. Bu sebeple çocuklarınızın oyun oynarken verdiği ipuçlarını doğru almak, oyunlarını önemsemek gerekmektedir.

 

İnsanın hayatında oyun her yaş döneminde vardır. Ancak  yaş grubuna göre oynanan oyunlar farklılık göstermektedir. Örneğin  yaşamın ilk yıllarında 0-2 yaş bebeklik döneminde kendi bedenini keşfetmeye yönelik oyunlar oynanırken, ellerini ayaklarını görmek, birbirine vurmak bebek için bir oyundur. Sonraları yatağına doğru sarkan oyuncakları yakalamaya çalışan motor aktiviteler ve sıralama, yürüme hatta yatağından çıkmayı başarabilmek onun için birer oyundur.  2 yaşından itibaren paralel oyun dönemi başlar.  Başka çocuklarla yanyana oyun oynabilir ancak her çocuk yine bireysel oynayacaktır. Tuvalet eğitimini de içine alan bu dönemin benmerkezci bir dönem olduğunu unutmamak gerekir. 3 yaşından itibaren ise birlikte oyun dönemi başlar. Sembolizayon kapasitesi gelişir. Artık çocuklarınızla sembolik oyunlar dediğimiz evcilik, öğretmencilik, doktorculuk oynayabilirsiniz. . Bu tarz oyunlarda çocuğunuza nasıl bir annelik ya da öğretmenlik yapıldığına dair ipuçları yakalayabilir ve kız erkek ayrımına varmalarında yardımcı olabilirsiniz. Bu oyunlar onların ruhsal gelişmi açısından büyük önem taşımaktadır. Bunların dışında bu yaş döneminde çocuklara neden –sonuç ilişkisi kurabileceği büyük parçalı yapbozlar da tercih edilebilir. 4-6 Yaşlarında ise çocuğunuz artık oyun konusunda deneyimli hale gelmiştir. Kendi oyununu ve oyuncaklarını seçebilir. Hayal dünyası çok geniştir. Kız çocuklar bebekleri ile oynamayı tercih ederken, erkek çocuklar daha çok arabalar ile oynamayı tercih eder. Bunların yanısıra bu dönemde eğitici aktivite oyuncakları, gelişime katkı sağlayan öğrenmeyi kolaylaştıran öğretici oyuncaklar da tercih edilmektedir. Ayrıca bu dönemin okul öncesi dönem olması sebebi ile çocukların sosyalleştiği ve gruplar şeklinde oynadığı görülmektedir. Oyunların sürmesi için paylaşma davranışı görülür. İstenmeyeni dışlama davranışı görülebilir ve gruplar çabuk dağılabilir. Okul döneminden itibaren günümüz elektronik çağı gereği bilgisayar, tablet ve telefon oyunları önüne geçilemez bir oyun sektörü haline gelmiştir. Bu durum yaş ilerledikçe oynanan oyunların değişmesi ve karmaşıklaşması ile sürmektedir. Çocukluk dönemine özgü gibi görülen oyunun her yaş yaşta varlığından söz etmek mümkündür.

Hangi yaş grubunda olursa olsun çocuklar dürtülerini oyun sayesinde giderirler. Bu sebeple onlara bu dürtülerini yöneltebilecekleri oyun alanları yaratmak çok önemlidir. Özellikle bahçe, sokak ve su oyunları onların enerjilerini atarken aynı zamanda eğlenmelerine, eğlenirken öğrenmelerine ve gelişmelerine olanak sağlamaktadır. Oyunlarda çocukların yaratıcılığı teşvik edilmeli, birlikte oyun oynansa dahi, kesin kurallarla yaratıcılık etkilenmemelidir. Aslında çocuğun oyun için oyuncağa ihtiyacı yoktur. Yeri geldiğinde herşey bir oyuncak olabilir. Önemli olan ona atfettikeri anlam , içlerindeki oyun arkadaşları ve yaratıcılık duygusudur.

  1. W. Winnicot’un da dediği gibi ‘ Azıcık yasak, çok çok oyun… Size yolu gösteren ama eşlik etmekte ısrar etmeyen kibar bir yerli gibi…’

Psikolojik Danışma ve Psikoterapi

Uzm.Psk.Özge Öner Özcan

 

 

 

DİĞERLERİ

SEMİNERLER VE DUYURULAR

YAZILARIMIZ

TV PROGRAMLARI VE VİDEOLAR